MANEVİ BİRŞEY MADDİ
BİRŞEYİ DEĞİŞTİREBİLİRMİ?
Bu özellikle gençlerimizin sorduğu
ve ben böyle şeylere inanmam arkadaş diye de böbürlendiği
bir olaydır. Tek gençlerimiz değil tabi büyüklerimizde vardır
düşünen. Aynı zamanda çok inanan insanlarımız da var.
Eğer böyle düşünen arkadaşımız varsa
aynı zamanda bu sorunun cevabını arayan arkadaşlarımız varsa
işte size cevap!
Dua nedir? Dua Allah adı anılarak
yada içimizden geçirerek isteklerimizi belirttiğimiz yada
direk istediğimiz isteklerimizdir. Peki ben istedim Allah
nasıl duyacak? (Allah her şeyi gören ve bilendir) günahlarımız
ve sevaplarımız nasıl sayısını bilmediğimiz kadar çok melekler
tarafından iletiliyorsa dualarımızda Allah u tealaya melekler
tarafından iletilir. Yüce yaratan hayırlı ise dileklerimizi
kabul eder hayırlı değilse erteler. Nasıl olur ki demeyelim.
aşağıda bir maneviyatın bir fiziksel hayatı nasıl değiştirdiğini
gözle gördüğümüz en büyük örneğini vereceğim.
Allah ın varlığına inanıyoruz. Yada
ben dua etsem Allah bana şifa verir mi, ama ben gün geçtikçe
çürüyorum. Allah bunu engeller mi? Nasıl olacak ki bu, yoksa
hayatım bitti mi? Ben çürürken çürüyen yerlerim tekrar mı
iyileşecek? İşte cevap kardeşler!
Hayatımız boyunca kaç defa yaralandık?
Düştük yaralandık, kırdık yaralandık ve hepte iyileşti. Aslında
bu yaranın iyileşmesi ne kadar güncel bir olaydır ve bize
ne basit gelir. Her zaman yaralanırız ve her zaman iyileşir.
Peki bu yaramızı iyileştiren nedir. Tabi ki Allah u teala’nın
yarattığı insan mucizesinin bir parçasıdır.
Diyelim ki öldük, ama hayatımız boyunca
yaralarımız hep iyileşmişti, hatta belki kemiğimizi de kırdık,
o sert madde bile tekrar birbirine kaynamıştı, hem de bir
kaynak makinesi kullanılmadan, evet biz öldük ve hiçbir yerimizde
bir yara yok. Sadece yıllarca atan kalbimiz beklide hiç varlığına
dikkat etmediğimiz kalbimiz durdu. İşte o zaman biz birer
aciz et yığını oluveririz. Peki artık neden hiçbir yaramız
iyileşmez, ayağa kalkamayız. Hatta gün geçtikçe çürümeye başlarız.
Sonra oluveririz bir kemik yığını . Çünkü gözümüzle görmediğimiz
manevi varlıktı bizi ayakta tutan. O manevi varlık gözle görmediğimiz,
yıllarca bizi ayakta tuttu, ama vücudumuz da bir direk yoktu.
Şimdi (ama omurgamız vardı diyeceğinizi çok iyi biliyorum).
Ama bu eğilen bükülen kemikler nasıl insanı tutar ki, cesetken
neden eridik aktık o zaman. Evet o manevi varlığını görmediğimiz
varlık bize nelerde yaptırmıştı, ev yaptık, araba yaptık,
biz bile artık hayat kolaylığına hayret ediyoruz. Ve ne büyük
gurur duyuyoruz biz şunu da yaptık diye. İşte bakın maneviyat
meğer Allah isterse nelere kadirmiş. Hem de bizim aklımızın
alamadığı kadar.
O zaman sevgili kardeşler her zaman
her yerde dua edelim.. Fakat hastalandık mı doktora gidelim.
Davamız olduğunda hakime gidelim, çünkü Allah dünyadaki her
göreve bir insan tayin etmiştir. Bizde bu nimetlerden yararlanalım.
Ama hiçbir zaman dualarımızı eksik
etmeyelim.
Dünya dua üzerine kurulmuştur.
Medyum Nur
|